24 Nisan 2008 Perşembe
Bir Aşkla Birlikte Büyümek
Karalayayım son satırı da:
bana zamandan söz ediyorlar
gelip size zamandan söz ederler
yaraları nasıl sardığından,
ya da her şeye nasıl iyi geldiğinden.
zamanla ilgili bütün atasözleri gündeme gelir yeniden.
hepsini bilirsiniz zaten,
bir işe yaramadığını bildiğiniz gibi.
dahası onlar da bilirler.
ama yine de güç verir bazı sözler, sözcükler
öyle düşünürler.
bittiğine kendini inandirmak,
ayrılığın gerçeğine katlanmak,
sırtınızdaki hançeri çıkartmak,
yüreğinizin unuttuğunuz yerleriyle yeniden karşılaşmak
kolay değildir elbet.
kolay değildir
bunlarla baş etmek,
uğruna içinizi öldürmek.
zaman alır.
16 Nisan 2008 Çarşamba
Ölümü Yaşamak
Ama ortada bir sevgi varsa, işte bu da son söz:
gündür geçer gider
belki bir şey kalmaz sanırsın
yani bir sabah uyandığında
ne hayatın tortusu
ne kokusu alışılmışlığın
her şey başka olacaktır
başka bir otobüs, başka bir gazete
resimlerden silinecek yüzün belki de
ne adın, ne sanın
bir şafak vakti açınca gözlerini bir merhabaya
yeniden kurulacak dünya
ve sen her şafak
tan gibi aklımdasın
zannetmeki ölmek zor;
ölmek kolay kolay da
kan gibi aklımdasın
13 Nisan 2008 Pazar
Hayata Bir Körün Gözlüklerinden Bakmak
Son olarak bir kaç satır tabi ki:
çok yoksun kaldığımız oldu
ama çok şükür hiç yoksul olmadık
alabileceklerimizin sayısı bulabildiklerimizden
birazcık da olsa fazlaydı canım
yani şehirde her daim limon olsa
niye almayaydık
9 Nisan 2008 Çarşamba
Pelin Otu Kıvamında Sevişmelik Dilimler
Son sözü de karalamadan olmaz tabi:
bir meyhaneye giderim sonra
mesela havana’ya.
bir marmara isterim, bir votka
babam yasindaki adamlardan cigarami yakarim
senin adresini yakarim, bendeki varligini..
erkegin biri anirir pikaptan
«kadina kanma» sarkisini.
sarkinin pilagi
pilak param-parça avcumda
ne kitabi kalir, ne dini
sen bana bakma emi..
8 Nisan 2008 Salı
Kültür Bakanlığında Çalışan Fahişe Kadın
Epey olmuş saat. Yarına daha çok var. Sabah olsa da uyusam. Bütün ışıkları söndürmüş, ay parıldıyor, yıldızlar dans ediyor; ne de güzel, afferim Tanrı'ya. Malum video sitesinde sörf durumları yine, arada devrilerek. İşim gücüm bitmiş, artık kendime ayırmam gereken vakitlerdeyim yani. Bir de kahve yaptım; unutuyorum gerçi arada, soğuyor, gidip tekrar yapıyorum! Bir haftalık bir videoya takılıyorum, kurtulamıyorum! Karının biri aptal kutusundan bas bas bağırıyor beni çoban şey etti diye. Beni şey eden çobanla oyum nasıl bir olur diye. Ulan "ben bakireyim" diye ortada dolaşan sen değil miydin günler öncesinde? Vay anasını! Kültür abidesiymiş kendisi, baksana Türkiye'nin en önemli televizyon kanallarından birinde programı var, at koşturuyor ordan oraya, herkese vermeye gidiyor; çobandan kasaba, kasaptan bakkala! Hiç birine borcu yok! Şaştığım nokta böyle insanların kültürlü diye karşımıza dikilmesi. Kültür için öncelikle bir dünya görüşü lazımdır hoş bayan (ayrıca soğuk bir şeyler içelim mi?) ! Gerçi bir ülkenin kültür bakanı u dönüşünde elektronik denetleme sistemine yakalanmamış bir insan olursa olacağı budur (Sol 2 İslamcı Sağ). Kültür bakanlığında çalışan fahişe kadından hem ay hem güneş içerikli ismi olan hanıma bir şiir.
Y.E da bunu yazmasa olmazmış yani:
ve aradan yıllaaaaar yıllaaar geçiyor...
derken uyanıyor yedi'den biri
hassiktir diyor amma uyumuşum be...
çıkıyor kahvaltılık birşeyler almaya dönmüyor fakat...
ve derler ki altı keriz uyumaktadır hala
ege'de turistik bir mağarada...
7 Nisan 2008 Pazartesi
İnsanın İnsan Olduğu İçin Sevilmediği Bir Ülkede İnsan Olmak
Son söz olarak bir şeyler yazmayı oldum olası sevdim zaten:
hesap verilir bir gün halkın önünde
Sahip çıkalım, hepimizin bu ülke. Biz gençler -aynı veya farklı- ideolojilerini sağlam tuttuğu sürece güzel günler yaşarız. Biz yaşayacağız burda başka kimse değil. Barış içinde, kardeşçe! Sağlıcakla.
Sevilmeyen Bir Müzisyen ve Müziği
Ve son bir kaç satır :
suç oldu suç üstüne
her şarkım her yazım
vuruştum türkülerle
kanla beslendi sazım
6 Nisan 2008 Pazar
İlaçlama Aracının Arkasından Koşan Sinek
Söylemek zorunda kalmamak adına:
cop gibi bir oglan ipince
hayirsizin biriydi fikrimce
ne vakit karsimda gorsem
oldurecegimden korkardim
felaketim olurdu aglardim